• Bağlantılarım

Vücut Sıvılarının Asit-Baz Dengesi (Nötürlük Düzeni)

30/3/2009 · Kategori: Hastalıklar Ve Tedaviler

Yaşamsal olayların normal sürmesi için, vücut sıvılarının asit-baz dengesinin korunması gerekir. Bir çözeltiye hidrojen iyonları veren maddeye asit, hidrojen iyonlarmı alarak bağlayan maddeye de baz (alkali) denir. Bir çözeltide hidrojen iyonları (H+) arttıkça asitlik artar, hidroksil (OH—) iyonları çoğaldıkça da bazhk artar. Asit ve baz özelliğinin derecesini anlatmak için pH denilen bir ölçü kulla­nılır. pH ölçüsü 0-14 arasında değişir Şekilden de anlaşıla­cağı gibi, pH değeri küçüldükçe asitlik derecesi artar (H+ çoğalır), bazhk özelliği azalır (OH— azalır). Çözeltide H+ ve OH~ iyonları aynı oranda bu­lunursa, o çözelti nötürdür ve pH derecesi 7'dir. pH: 7 üzerindeki değerler baz özel­liğini gösterir ve değer 14'e yaklaştıkça bazhk özelliği kuvvetlenir, pH: 7 altın­daki değerler asit özelliğini gösterir. Değer küçüldükçe asitlik derecesi kuvvetlenir. Hücre içi sıvısının pH derecesi 7.0 dolayındadır. Kanın pH derecesi ise or­talama 7.35 - 7.50 arasında değişir. Yaşamla ilgili olaylar ancak bu pH dere­celerinde yeterli hızda sürdürülebilir. Normalden düşük ya da yüksek pH derece­sinde vücut çalışmasında bozukluklar başlar ve önemli değişiklikler tehlikeli olur. Yaşamla bağdaşan alt ve üst sınır pH = 6.9 - 7.8'dir. Bazı vücut sıvılarının pH değerleri, kanın pH derecesinin altında veya üzerindedir. Örneğin, mide öz­suyunun pH'sı 3.0 dolayında, pankreas özsuyunun pH'sı ise 7.5 - 8.0 arasındadır. Yaşamla bağdaşan pH değerinin korunmasını sağlayan, birbiriyle bağın­tılı ve tamamlayıcı sistemler bulunur. Solunum ve boşaltım sistemi, vücutta olu­şan ve besinlerle alman çeşitli maddeler nötürlük düzeninin sürmesinde görev alır. Örneğin, metabolizma sonucu oluşan karbondioksit karbonik asite, bu da bikar­bonata çevrilir. Solunum sistemi normal çalıştığında akciğerlerden CO2 atımı dü­zenlidir, karbonik asit ve bikarbonat dengeli olarak oluşur. Bu denge bozulmaya başlayınca, başka sistemler işe karışır ve vücut kendini korumaya çalışır. Böylece, solunum sistemi nötürlük düzeninin korunmasına yardımcı olur. Vücut sıvılarının nötr ortamda tutulmasında tampon özelliğindeki maddeler de görev alır. Tampon maddeler, kanın pH değişimini sınırlayıcı, nötr ortamda tu­tulmasına yardımcıdır. Bu maddeler, hidrojen atomu sayısını değiştirmezler, on­ların iyonlaşmasını önlerler. En önemli tampon maddeler; proteinler, fosfatlar ve karbonatlardır. Asit - baz dengesinin sürdürülmesinde mineral iyonları da kalkıda bulunur. Sodyum, potasyum, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller baz; klor, fosfor ve kükürt ise asit oluşturabilirler. Bunlar da birbirleriyle ve metabolizma sonucu olu­şan maddelerle birleşerek nötürlük düzeninin korunmasına yardımcı olurlar. Kan­da asit artma eğilimi gösterdiğinde, sodyum ve potasyum gibi mineraller bu asitler­le birleşerek tuz oluşturmaya başlar; asitlerin fazlalaşması önlenir. Kanın asit - baz dengesinin korunmasında böbrekler önemli görev yapar. Ka­nın pH değerinin normalin altına düşme veya üstüne çıkma eğilimine göre, böb­rekler durumu düzeltmek üzere bazı maddelerin dışarı atımını artırır ya da bazı­larının atımını azaltır. Böylece kanın asit veya alkaliye dönüşmesi önlenmiş olur. Metabolizma sonucu oluşan ve besinlerle alman asit ve baz özelliğindeki mad­delerin kanın normal pH değerinde önemli değişiklik yapması, açıklanan sistem­lerin birbirini tamamlayıcı ve koruyucu etkisiyle önlenir. O nedenle, yenilen be­sinlerin asit veya baz oluşturan maddelerce zengin oluşu normal koşullarda ka­nın nötürlük düzenini bozmaz. Asit-baz dengesinin korunmasıyla ilgili sistemlerde bozukluk olursa veya vücut zorlanırsa kanda asit veya baz miktarı artar. Dengeyi koruyucu sistemlerin gücü vücudu korumada etkisiz kalabilir. Kanda asitlerin artması (pH düşmesi) durumu asidoz, bazların artması (pH yükselmesi) ise alkaloz diye bilinir. Bu du­rumlar, solunum ve metabolizma bozukluğu gibi çeşitli hastalıklar sonucu görü­lür. Örneğin, akciğerlerle karbondioksit atımı bozulunca, karbonik asit artarak kanın pH değerini normalin altına düşürebilir (asidoz). Kanda bazların, özellikle bikarbonatın çoğalması ise asitliğin azalmasına yol açarak pH derecesini normalin üstüne çıkarabilir (alkaloz). Açlık, karbonhidrat metabolizmasında bozukluk veya yetersizlik de keton maddelerinin artışına yol açtığından kamn pH derecesini düşürür ve nötürlük dü­zenini bozar.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »

TOPlist Sağlık ve Tıp

Hastalıklar ve Tedavisi

Şifalı Bitkiler

CİNSEL SAĞLIK

Yemek-Pasta-Kek Tarifleri