Vücut Sıvıları İle Elektrolitlerin Hormonlarla ve Böbreklerle De
30/3/2009 · Kategori: Hastalıklar Ve Tedaviler
Hücre içi sıvısına göre, hücre dışı sıvısının elektrolit yoğunluğu ve geçişme basıncı artınca, hipotalamustaki özel alıcı hücreler (osmoreseptörler) uyarılır. Uyarılan bu duyarlı hücreler de hipofiz bezini uyarır ve onun antidiuretik hormonu (ADH) salgılamasını sağlar. Bu hormon, böbreklerden su ve elektrolitlerin atılmasını dsnetler. Salgılanan ADH, böbrekler yoluyla su atımını azaltır. Bu, böbreklere süzülen suyun geri emilmesininin artması, vücutta tutulan suyun çoğalması, oluşan idrarın azalması anlamım taşır. Ayrıca, hipotalamus'taki özel alıcıların uya-nhnasıyla susuzluk duygusu belirir ve dışardan su alınmasını sağlar. Böylece, hücre dışı sıvısının yoğunluğu ve geçişme basıncı normale inerek dengelenmiş olur. Hücre dışı sıvısının elektrolit yoğunluğu ve geçişme basıncı düşünce, aynı sistemin tersine işlemesiyle normale çıkar. Bu durumda, ADH oluşumu azalır, böbrekler yoluyla idrarla dışarı su atımı çoğalır. Vücut sıvılarındaki elektrolitlerin böbrekler yoluyla denetlenmesinde adosteron hormonu önemli rol oynar. Aldosteron, böbreküstü bezi tarafından salgılanan, su ve elektrolit dengesinde etkinlik gösteren bir hormondur. Bu hormon, vücut sıvılarındaki sodyum ve potasyum yoğunluğunun böbrekler yoluyla düzenlenmesini sağlar. Hücre dışı sıvısının geçişme basıncının yükselmesi elektrolit yoğunluğunun da artması demektir. Bu durumda böbreküstü bezinden aldosteron salgılanması azalır ya da durur. Bunun sonucu olarak böbreklerden idrarla elektrolit atımı faz-lalaşır ve geçişme basına dengelenir. Elektrolit yoğunluğunun azalması sonucu, geçişme basıncının düşmesi durumunda ise, böbreküstü bezi uyanlarak aldostron salgısı artar. Aldosteronun etkisiyle böbreklerden elektrolit atımı azalır. Sonuçta elektrolit yoğunluğu ve geçişme basınca normale çıkar. Aldosteron vücut sıvılarını normal hacimde tutmada da etkilidir. Hücre dışı sıvı hacmi azalmca, hacimle ilgili alıcı hücrelerin ve böbreküstü bezinin uyarılması sonucu aldosteron salgısı artar. Bu da böbreklerden sodyum atımını azaltır, vücutta sodyumun tutulmasını sağlar. Sodyumun artması sonucu vücutta daha çok su tutulur. Bu, daha çok suyun böbreklerde geri emilmesi ve vücuda dışardan su alınması şeklinde belirir. Sonuçta, sıvı hacmindeki azalma önlenir. Sıvı hacmi arttığında ise açıklanan durumun tersi olur. Aldosteron salgısı durur veya azalır, bunun etkisiyle böbreklerden sodyum atımı artar, sodyum atılırken su atımı da çoğalır, plazma hacmi normale düşer. Hücre dışı sıvısının başlıcası olan plazmanın elektrolit yoğunluğu, hacmi ve geçişme basıncı böbreklerle düzenlenir ve denetlenirken, bir yandan da hücre içi sıvısıyla ilişkisini karşılıklı sürdürür. Örneğin, hücre içi sıvısında sodyum normalin üstüne çıkınca, hücre dışı suyu hücre içine girer, yoğunluğu normalleştirir. Tersi olduğunda da hücre içi suyu hücre dışı sıvışma geçer. Vücut sıvılarının ve elektrolitlerin normal düzeyde tutulması, dengede kalması, belirtilen ve belirtilmeyen sistemlerin düzenli ve uyumlu işlemesine bağlıdır. Bunların bir ya da birkaçının bozulması dengesizliğe yol açar. Sürgün (ishal) olan kimseye su vermeme, fazla tuzlu, deniz suyu içme gibi yanlış uygulamalarda bozulan su ve elektrolit dengesinin düzeltilmesi zorlaşır. Çok bozulan dengenin yeniden kurulmasına, koruyucu sistemlerin gücü yetmez ve hayat tehlikeye girer.


