Besin Enerji Kaynağı
22/2/2009 · Kategori: Yemek Ve Beslenme
Yeterli ve dengeli beslenmenin temel ilkelerinden biri vücudun enerji gereksinmesinin karşılanmasıdır. Büyüme, organların çalışması, vücut sıcaklığının korunması ve fiziksel etkinlikler enerji gerektirir. Bunlar için harcanan enerji, besinlerdeki yağ, karbonhidrat ve proteinlerle sağlamr. Besin öğelerinde saklı olan enerjinin kaynağı güneştir. Bilindiği gibi, doğada enerji kaybolmaz, sürekli şekil değiştirir. İnsanlar ve hayvanlar güneş enerjisinden yararlanarak besin yapamazlar; oysa, bitkiler güneş enerjisi kullanarak, karbondioksit, su ve azotlu maddelerden besin öğelerini sentezler. Böylece, gü-aeş enerjisi; karbonhidrat, yağ ve proteinlerde kimyasal enerjiye çevrilerek depolanır. Bu büyük moleküllerin kimyasal bağlarında saklı olan enerji, enzimler aracılığı ile kimyasal bağların koparılması sonucu serbest duruma geçer. Besinlerle vücuda alınan karbonhidrat, yağ ve proteinler sindirildikten sonra emilir. Kan yoluyla hücrelere taşman bu besin öğeleri,' ilgili bölümlerde açıklandığı gibi, tepkimelerle moleküller küçülür ve parçalanır, kimyasal bağlar kopar ve saklı enerji açığa çıkar. Moleküllerin parçalanmasıyla ortaya çıkan hidrojenler, kanla hücrelere taşınmış oksijene iletilerek su; moleküllerin ayrışması sonucu da karbondioksit oluşur. Metabolizma ürünü olarak oluşan su vücut sıvılarına karışır. Karbondioksit kana geçer ve akciğere taşınarak vücuttan atılır. Amino asit ve nükleik asitlerin yıkımı sonucu, su ve karbondioksitten başka üre ve ürik asit gibi azotlu maddeler de oluşur. Bu maddeler de hücreden kana ge-jçer, kan yoluyla böbreklere gelerek süzülür ve idrarla atılır. Moleküllerin parçalanmasıyla serbest duruma geçen enerji yaşamın sürdürülmesi ve fiziksel hareketler için kullanılır.


